İdris BİLGİ
Bir Devrin Sessiz Mimarı: İskenderpaşa ve "Görünmeyen Üniversite"
Bir milletin makus talihini değiştiren hamleler her zaman devasa saraylarda ya da ışıltılı kürsülerde planlanmaz. Bazen İstanbul’un kadim semti Fatih’te, bir caminin mütevazı köşesinde kurulan gönül halkaları, koca bir ülkenin siyasetine ve ekonomisine yön verir. Tarih, bu sessiz ve derinden gelen değişimin en büyük şahidi olarak İskenderpaşa Camii’ni ve o meşhur irfan halkasını kaydeder.
Görünmeyen Üniversite: Mehmed Zahid Kotku
1960’lı ve 70’li yılların Türkiye’si, üniversitelerin ideolojik kamplaşmalarla sarsıldığı, gençliğin sloganlar arasında kimlik aradığı bir dönemdi. Tam da bu kargaşanın ortasında, Mehmed Zahid Kotku Hocaefendi, resmi bir akademik unvanı olmasa da gönülleri inşa eden bir "rektör" gibi gençleri etrafında topladı. Bazı düşünürlerin "Görünmeyen Üniversite" olarak tanımladığı bu halka, sadece bir dini eğitim merkezi değil; dürüstlüğün, üretimin ve vatan sevgisinin aşılandığı bir medeniyet mektebiydi.
"Kendi Motorunu Kendin Yap"
Bu irfan halkasının en dikkat çekici yanı, tasavvufu hayattan kopuk bir inziva olarak değil, aksine hayatın tam merkezinde bir itici güç olarak konumlandırmasıydı. Halkanın müdavimlerinden biri olan genç profesör Necmettin Erbakan, hocasının şu nasihatiyle sarsılmıştı:
"Evladım, bu millet güçlü olmak istiyorsa kendi fabrikasını kurmalı, kendi motorunu yapmalıdır."
Bu sözler, sadece bir nasihat olarak kalmadı; Türkiye’nin sanayileşme hamlesi olan Gümüş Motor’un ve ardından gelecek siyasi hareketlerin fikirsel tohumu oldu. Kotku Hoca, dindar insanın sadece ibadetle değil, ilim ve teknolojiyle de dünyaya yön vermesi gerektiğini savunuyordu.
Sessiz Notlar, Büyük Hedefler: Turgut Özal
İskenderpaşa’nın rahle-i tedrisinden geçen bir diğer önemli isim ise ileride Türkiye’nin çehresini değiştirecek olan Turgut Özal’dı. O yıllarda sessizce not alan ve gözlem yapan Özal, devlet yönetiminde "hizmet" odaklı anlayışı bu sohbetlerde pekiştirdi. Hocaefendi’nin "Makam isteme, hizmet iste; sen hizmet ehli olursan makam seni bulur" düsturu, Özal ve kuşağının bürokrasideki temel motivasyonu haline geldi.
Fikir ve Gönül Dünyasının Rehberleri
Sadece siyaset değil, düşünce dünyası da bu kaynaktan beslendi. Ersin Nazif Gürdoğan, Sabahattin Zaim ve Mahmut Esad Coşan gibi isimler, Kotku Hoca’nın "gürültüsüz hizmet" anlayışını topluma yaydılar. Prof. Dr. Sabahattin Zaim’e göre İslam dünyasının yeniden uyanışında bu samimi sohbetlerin payı büyüktü. Kotku Hoca; üniversiteli gençleri camiyle, ilmi tasavvufla, ahlakı ise üretimle birleştirerek hibrit bir nesil yetiştirdi.
Bugüne Bir Mesaj: Kalbinizi Kaybetmeyin
Bugün geriye dönüp baktığımızda, büyük değişimlerin samimiyetle atılan küçük adımlarla başladığını görüyoruz. İskenderpaşa ekolü bizlere şunu fısıldıyor: "İlim ve meslek sahibi olun ama kalbinizi kaybetmeyin." Belki bugün de bir kütüphane köşesinde ya da bir ders halkasında, yarının Türkiye’sini inşa edecek olan "Görünmeyen Üniversiteler" sessizce filizleniyordur. Unutmayalım ki; büyük milletler önce insan yetiştirir, sonra o insanlar tarihi şekillendirir.